Bir giyim markası kurarken kendimize sorduğumuz ilk soru şuydu: insanlar neden yıl boyu aynı tasarımları giymek zorunda kalsın?
Doğa her mevsim yenileniyor. Bahar gelince çiçekler açıyor, yaz sıcağında renkler canlılaşıyor, sonbahar sarıya kırmızıya bürünüyor, kış beyaza teslim oluyor. Biz de aynı döngüye inandık.
Season & Rose bu inançla doğdu. Her koleksiyon bir mevsimin ruhuyla şekilleniyor — o mevsimin renkleriyle, o mevsimin hissiyle, o mevsimin çiçekleriyle.
Gardırop Bir Anı Defteri Gibidir
Bir sweatshirt'ü çekmeceye kaldırıp yıllar sonra tekrar giydiğinde ne hissedersin? Büyük ihtimalle o dönemi hatırlarsın. Belki o kışı, o arkadaşı, o kahveyi. Giyim, bellekle iç içe geçmiş bir deneyim.
Sezonluk koleksiyon yapmak bundan kaynaklanıyor. Her koleksiyon sınırlı sayıda ve o mevsime özgü üretiliyor. Bir sonraki baharda aynı tasarım çıkmıyor. Bu, giyen kişiye şunu söylüyor: "Bu an, bu sezon, senin için vardı."
Tasarım Sürecimiz: Mevsimi Dinlemek
Her koleksiyona bir mood board'la başlıyoruz. Renk paleti o mevsimin doğasından geliyor. Bahar koleksiyonunda soluk pembe ve yeşil tonlar; kış koleksiyonunda koyu bordo ve krem. Sonra o renge, o duyguya bir isim ve bir hikaye veriyoruz.
Bambi and Roses Hoodie, kışın son günlerinde baharı arama hissinden doğdu. Divine Angels ise kış gecelerinin sessizliğinden ilham aldı. Her tasarımın arkasında bir his, her hisin arkasında bir mevsim var.
Spring in Season Is Coming
Yeni koleksiyonumuz geliyor. Baharın ilk çiçeklenme anından ilham alan, açık tonların ve yumuşak grafiklerin bir arada olduğu bir sezon.
Her mevsim yeni bir çiçek açar. Bu bahar, seninle açmak istiyoruz.
seasonandrose.com — Every Season, A New Bloom